Sınav Kaygısı Nedir
Sınav kaygısı, değerlendirme durumlarında ortaya çıkan, bilişsel, fizyolojik ve davranışsal belirtileri olan bir performans kaygısıdır.
Dünya genelinde okul çağı çocuklarının %10–40'ı arasında klinik düzeyde sınav kaygısı yaşadığı çalışmalarda bildirilmiştir.
Genetik yatkınlık, mizaç özellikleri, stres yanıt sistemindeki düzensizlikler yatkınlık oluşturabilir.
Kaygı bozukluğu aile öyküsü olan çocuklarda risk 2–4 kat artmıştır.
Sınav Kaygısı Sebepleri
Ebeveyn beklentilerinin yüksek olması, aşırı eleştirel ya da koruyucu ebeveynlik stilleri
Akademik başarıya aşırı vurgu yapan okul ortamı, akranları ile sürekli kıyaslama yapma
Olumsuz otomatik düşünceler, mükemmeliyetcilik, başarısızlık korkusu, felaketlestirme ve düşük özgüven
Geçmiş başarısızlık deneyimleri, yetersiz sınav teknikleri, zayif zaman yönetimi becerileri riski arttıran diğer nedenlerdir.
Sınav Kaygısı Belirtileri
Davranışsal Belirtiler
Sınav öncesi ve sınav sırasında huzursuzluk
Kaçınma davranışları, okula gitmeme, sınava girmeme
Erteleme, sınava aşırı hazırlık ya da hiç hazırlanmama
Aşırı endişe, korku, panik hissi, çaresizlik, öfke patlamaları ve ağlama nöbetleri
Bilişsel ve Fiziksel Belirtiler
Konsantrasyon güçlüğü, zihnin boşalması, bilgiyi hatirlamada güçlük, öğrenilen bilgiye erişememe
"Basaramayacağım, herkes benden daha iyi" şeklinde olumsuz otomatik düşünceler
Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi
Solunum hızında artış, kas gerginliği, uyumada güçlük ve iştah değişiklikleri
Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?
Fiziksel, bedensel sağlığı öncelik haline getirin.
Yeterli uyku, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite kaygıyı azaltır ve zihinsel fonksiyonları güçlendirir.
Duygusal ifadeyi teşvik edin. Çocuğunuzun kaygılarını dinleyin, küçümsemeyin, "boş ver" veya "önemli değil" gibi ifadelerden kaçının.
Duygularını onaylayın. "Endişeli hissetmen normal, birlikte başa çıkabiliriz" mesajı vermeye çalışın.
Sınav günlerinde sakin kalmaya gayret edin. Ebeveyn kaygısı çocuğa bulaşır.
Sıradan bir güne başlar gibi davranmaya çalışın. "Çok önemli, dikkatli ol, hata yapma" gibi ifadelerden kaçının.
Sağlıklı çalışma alışkanlıkları geliştirmeye çalışın.
Düzenli çalışma saatleri, mola vermek ve uygun çalışma ortamında çalışmak yararlı olacaktır.
Son gece tüm konuya çalışmak yerine planlı ve kademeli çalışmayı destekleyin.
Sürece odaklanmaya çalışın, sonuç odaklı olmayın.
Çaba ve öğrenme sürecini takdir edin, ödüllendirin.
Destekleyici olmakla baskı yapmak arasındaki dengeyi kurun.
Başarısızlık olasılığının da normal olduğunu belirtin.
"Sınavda kaç aldın?" yerine "Nasıl çalıştın? Neler öğrendin?" gibi sorular sormaya çalışın.
Hem çocuk ve genç hem de aileye sınav kaygısının doğası, belirtileri ve baş etme yöntemleri hakkında bilgi verilmesi tedavinin temel bileşenidir.
Çocuğunuzun akademik kapasitesini tanıyın ve ona uygun hedefler belirleyin.
Her çocuğun farklı güçlü yönleri olabilir. Sürekli başkası ile kıyaslama yapmaktan kaçının.
Çocuğunuz hata yapma hakkı olduğunu bilmelidir. Hatalar öğrenmenin bir parçasıdır. Kötü not aldığında öfkelenip ceza vermek yerine neyin eksik olduğunu birlikte arayın.
Okulla işbirliği yapın. Öğretmeni ile iletişim kurun.
Kaygı günlük işlevselliği etkiliyorsa yani çocuk okula gitmek istemiyor, uyku bozukluğu varsa, sürekli fiziksel yakınmalar oluyorsa, sosyal olarak izole olduysa, okul performansı düşüyorsa çocuk ve genç psikiyatrisi uzmanı ile görüşme planlayın.
Tedavide Neler Yapılabilir
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
En güçlü kanıt düzeyine sahip tedavi yöntemi Bilişsel Davranışçı Terapi'dir. (BDT)
Olumsuz otomatik düşüncelerin tanınması ve yeniden yapılandırılması, felaketleştirmenin azaltılması, gerçekçi hedef belirleme üzerine çalışılır.
Diyafragmatik solunum, progresif kas gevşemesi gibi gevşeme teknikleri öğretilir.
Diğer Terapötik Yaklaşımlar
Sınav durumlarına kademeli maruziyet ile kaygının azaltılmasını hedefleyen sistematik duyarsızlaştırma çalışmaları yapılır.
Kaygıyı kontrol etmek yerine kabul etmek ve şimdiki ana odaklanmanın öğretildiği mindfulness temelli yaklaşımlar yararlıdır.
Şiddetli ve işlevselligi bozan durumlarda, psikoterapiye yanıt yoksa ilaç tedavisi eklenebilir.
SSRI olarak bilinen selektif serotonin geri alım inhibitorleri birinci seçenek ilaç grubudur.