Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları
Alkol ve madde kullanım bozuklukları, alkol veya uyuşturucu maddelerin aşırı ve kontrolsüz şekilde tüketilmesi sonucu ortaya çıkan sağlık ve davranış sorunlarını ifade eder. Madde kullanım bozuklukları genellikle ergenlik döneminde başlar ve başlama yaşı düştükçe bağımlılık riski de artar. Genetik yatkınlık önemli rol oynar. Ailede madde kullanımı olması riski % 40 artırabilir. Ergenlik dönemi ödül sisteminin aşırı duyarlı olması ve ergenlikle risk alma dürtü kontrolü ve karar verme mekanizmalarının henüz tam olarak gelişmemiş olması nedeniyle daha riskli bir zaman dilimidir.
Aile içi çatışmalar, ihmal, istismar, ebeveynde madde kullanımı, yetersiz ebeveyn gözetimi, tutarsız disiplin, akran baskısı, düşük benlik saygısı, stresle başa çıkma kapasitesinin düşük olması, erkek cinsiyet, erken dönem davranış sorunları ve DEHB gibi psikiyatrik tanıların olması düşük akademik başarı, travma öyküsü olması, düşük zarardan kaçınma ve yüksek yenilik arayışı gibi mizaç özellikleri, madde kullanan akran grubu olması, maddeye kolay erişim, düşük sosyoekonomik düzey alkol ve madde kullanım riskini arttıran faktörler arasındadır.
Buna karşın güçlü akademik yeterlilik ve okula bağlılık, iyi gelişmiş sosyal beceriler, olumlu benlik algısı, problem çözme ve başa çıkma becerilerinin iyi olması, pozitif gelecek hedefleri, güçlü ebeveyn çocuk bağı, tutarlı disiplin ve gözetim, aile içi açık iletişim, aile içi destek ve sevgi, yapılandırılmış sosyal etkinlikler ve toplum kaynaklarına erişim fırsatı olması alkol madde kullanımına karşı koruyucu faktörler olarak sıralanabilir.
Alkol madde kullanımını düşündürecek belirtiler arasında akademik performansta düşme, irritabilite içe kapanma gibi davranış değişiklikleri, arkadaş grubunda ani değişiklikler, fiziksel görünümünü ihmal etme, uyku düzeninde değişim, ev içinde ilaç veya para kaybı, kontrol kaybı, sosyal işlevsellikte bozulma, risk alma davranışları, yoksunluk belirtileri ortaya çıkması sayılabilir.
Araştırmalar madde kullanım bozukluğu olan ergenlerde %60 oranında en az bir psikiyatrik bozukluğun eşlik ettiğini göstermiştir. Bunlar arasında davranım bozukluğu, karşıt olma karşı gelme bozukluğu, DEHB, depresyon ve kaygı bozuklukları, Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve bipolar bozukluğu bulunmaktadır.
Tedavi yöntemleri içinde birinci basamak psikososyal müdahalelerdir. Bilişsel Davranışçı Terapi, motivasyonel görüşme, aile temelli müdahaleler kullanılan terapötik müdahaleler arasındadır. Farmakolojik tedaviler erişkinlere kıyasla çocuk ve gençlerde daha kısıtlıdır.
Çocuğunuzun ruh sağlığı için profesyonel destek alın
Randevu almak veya bilgi edinmek için bize ulaşın. İlk değerlendirme görüşmesi yaklaşık 1 saat sürmektedir.